TÜRKEYE’DE MARKALAŞIRKEN YAPILAN 12 HATA

Markalaşmayı kurumsallaşma ile karıştırma. Logo kartvizit ve dosya tasarımını tamamlayınca markalaştığını düşünme.

Markalaşma, ürün hizmet ya da firmanızın kimlik edinme çalışmasıdır. Logo ile başlayan süreç sekreteryanızın telefonları nasıl açacağının belirlenmesine kadar gider. Sizin kurumsal standartları olan bir firma olmanız markalaştığınız anlamına gelmez.

Konumlanmayı çözememe, her yeni fikre ikna olup, her reklam çalışmasında birbirleriyle tutarlı olmayan konular üzerinden ilerleme.

Markalaşma aynı zamanda bir odak belirleme çalışmasıdır. Insanların sizi algılarken en önde sizi nasıl bilmelerini istediğinizi belirlemeniz gerekir. Mercedes birçok araç tipine sahip olmakla beraber lüks otomobildir. Apple inovasyon ve tasarımı önde tutar. Dominos Pizza 30 dakikada servis verir. Sizin de kendi ürünleriniz için insanların gözünde rakiplerinizden kolayca ayrışacağınız bir konumlandırma bulmanız ve bunda tutarlı davranmanız gerekir.

Üretim için gerekli olan mühendis bakış açısıyla pazarlama yapmaya çalışmak.

Üretim, zihinsel olarak tümevarım kullanır. Detaylar öncelikli ve önemlidir. Pazarlama tümdengelim bakış açısıyla işler önce soyut bir bütün oluşturulur sonra altındaki detaylar tamamlanır. Üretimde kullandığınız bakış açısı pazarlama yaparken sizi devamlı kaygılı bir zeminde olmanıza neden olur.

Öncelikli ürün seçkisini seçemeyip dağınık segmentteki tüm ürünlerini her seferinde anlatmaya çalışmak.

Samsung’un buzdolabından televizyona birçok ürünü var ama yine de sadece telefon üzerinden iletişim kurar. Coca cola’nın onlarca farklı içeceği var ama siz reklamlarının büyük çoğunluğunda klasik cola ile karşılaşırsınız. Markanızı anlatmak için kullanacağınız öncelikleri ürünlerinizi seçmek ve bu seçkide tutarlı olmanız gerekir.

Yapılan çalışmaları sonuçlarına bakarak, ölçerek değil, eşin dostun duygusal baskısı ile değerlendirmek.

İyi bir marka, pazar araştırmaları, müşteri tecrübeleri, maliyet, doğru ürünlerin seçilmesi, hedef kitle ya da sosyokültürel grupların belirlenmesi gibi onlarca veriyi biraraya getirip üzerine biraz vizyon, risk ve yaratıcılık eklenerek hazırlanır. Başarısı, sürecin ve sonuçların gözlenmesi ile ölçülür. Bu bilgilerden yoksun insanların yapacağı yorumlar aldatıcı olur.

Bu da çok önemli diyerek bir alanda birden fazla şeyi anlatmaya çalışıp hiçbirini anlatamamak.

Belediye başkanı ile görüşüyorsanız markanızın sağladığı istihtam, bilboardlara çıkıyorsanız varsa fiyat avantajınız gibi markanızı anlatmak için kullandığınız mecranın size sunduğu fırsata uygun tek bir içerik kullanın. Birden fazla şeyi anlatmaya çalışmak çoğunlukla hiçbirinin anlatılamamasına neden oluyor.

Biz herkese hitap ediyoruz yanılgısına düşüp reklam maliyetlerini gereksizce arttırmak.

Temel hedef kitlenizi, sosyo kültürel gruplarınızı hatta markanıza özel grupları ayrı ayrı belirleyip özelliklerini belirleyin. En pahalı reklam herkese aynı anda yapılandır.

Dünya reklam yatırımının yarısının dijitale kaydığını fark edememek. Web sitesini güncelleyerek bu problemin çözüleceğini düşünmek.

Araştırmalar gösteriyorki Türkiyedeki her 100 kişinin 35’I eğlenmek ve haber almak için dijital alanları kullanıyor. Web, mobil, sosyal mecralar, sözlükler, formlar hem içerik hem de teknik özellikler açısından birbirinden farklı fakat birbiri ile ilişki içinde çalışan alanlardır. Tümünü kapsayan çalışmalar yapmak gerekir.

Dijitalde yapılan çalışmaların tümünü biriken bir etkisi olmayan günlük etki alınan “arama motoru reklam alanlarında” kullanmak.

Özellikle satış önceliği olan firmaların içine düştüğü bir handikaptır. Günlük değil de aylık planlamalar yaptığınızda sosyal medya da istediğiniz oranda performans verir ve biriken takipcileriniz de işin artısı olur

Marka hikayeleri oluşturmamak. Ürün özelliklerini anlatmanın yeterli olmasını ummak. Sonra da insanlar neden bunları paylaşmıyor diye bozulmak.

Marka oluşturmak bir hikayeler kitabı yazmak gibidir, ürünleriniz hakkında, üretiminiz hakkında, yöneticileriniz hakkında, çalışanlarınız hakkında (hikaye üretilebilecek her başlığı burada değerlendirebilirisiniz) oluşmuş/oluşturulmuş hikayelerinizden hazırlanan bir kitap. Hikaye kelimesini burada bilerek çok kullandım, sadece bilgi insanlar için yeterli değildir, işin duygusunu da anlatmanız gerekir. Google da işe başlayan bir stajerin kaç lira maaş aldığını, Tesla’nın sahibi Elon Musk’un ofiste uyuyan çalışanına nasıl davrandığını nasıl bildiğinizi düşünün.

Yeni bir çalışma yaparken herşeyi müşteriye sormayı istemek ama sıra müşteri deneyimlerini öğrenmeye gelince eşten dosttan alınan bilgilerle yetinmek.

Müşteriniz sizin hangi ürüne yatırım yapmanız gerektiğini doğal olarak bilemez. Sizin tattırıp fikrini sorduğunuz yeni çikolatalı gofreti beğenmeyebilir ve aynı gofreti başka bir marka çıkarttığında çok severek tüketebilir. Çünkü insanlar sadece ürünleri satın almazlar, çeşitli markaların altında kendilerine sunulan ürünleri alırlar. Buna rağmen markanızın en çok ihtiyaç duyacağı hikayeler, müşteri deneyimlerinde saklıdır. Ürününüzün insanların hayatında neleri değiştirdiğini öğrenmek müthiş bir tecrübedir.

Müşteri şikayetlerini ciddiye almamak, müşterilerin sosyal medyada bir günde oluşturabilecekleri negatif algının bir yılda zor temizlendiğini fark edememek.

Müşteri şikayet oranınız rakiplerinizle benzer olabilir. Ve bu size rakiplerinizden ayrışmak için çok iyi bir fırsat da sunabilir. Markalaşmanın en güçlü çalıştığı yerlerden biri de kulaktan kulağa kurulan iletişimdir (WOM). Araştırmaların söylediğine göre pozitif bir olayı 3 kişiye anlatma isteği duyarken negatif bir olayı 9 kişiye anlatma isteği duyuyoruz.

Yıllık iletişim planı kurmamak, satış ihtiyaçlarına göre anlık pazarlama kararları almak.

Satış baskısı tüm firmaların yaşadığı bir sonuç. Ama tüm çalışmalar gösteriyorki tutarlı bir reklam iletişimini planlı kullanmak en iyi sonuçları veriyor. Planlarınızı yıllık yapın, aylık kontrol edin.

Logoyu bi tık büyütmemek.

İroni olsun diye yazmadım. Türkiye kendi markalarını yeni yeni oluşturuyor ve büyütüyor. Ve biz ortalama bir avrupa ülkesindeki gibi nadir ve değerli reklam alanlarını değil, ağır rekabetin yaşandığı karmaşık ve agresif alanları kullanıyoruz. Yeni markalaşıyorsanız bırakın logonuz bi tık büyük olsun.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top